Merhabalar,
İyi akşamlar diliyorum..
Sevgili Hayatkitap bloğunun sahibi arkadaşım Sinem çok güzel bir konu hakkında yazmış.. çok beğendim ben de hemen sizlerle aslında ben nasıl mışım..
Kimsenin bilmediklerini paylaşmak istedim..:))
Ben Nasılım....
* Atatürkçüyüm
*Türküm Doğruyum Çalışkanım...
* Akademisyen idim. Emekli oldum. Evdeyim Mutluyum..
* Bekarım.. Ohhhh dünya varmış...:))
* Sinirliyim Deliyim Kriz masasıyım..
* kitap okumayı severim. Genelde korku fantasik...
* Korku filmi severim.. Takashi Mike hastasıyım..:))
*. Güzel bir film arşivim var. Klasik filmlere bayılırım..
*.Ben bir Flower Child..im..
Evet 70 ler o kadar da güzeldiler..
* Komiser Kolombo ahhh baba adamdı...
* Çocukluğumu derinden etkileyen bir film vardı..
Bülbülü Öldürmek yıllar sonra romanını okudum hayatım değişti...
* Star Trek ve Mr Spock o benim tarzım işte...
*.. Hayvan deyince duuuuuur.......
* Hayvanları severim insanlardan daha fazla...:))
* Gençlik aşkım.. Alain Delon... Biraz dinozora dönüşse de hala aşığım..:))
*. Bir de oğlu vardı.. Anthony Delon..Pof pof pof..
Gabriel Garcia Marquez'in Kırmızı Pazartesi Film versiyonunda oynamıştı..
* Otopsi yapmıyorum 6 aydır kurban yaklaşıyor oleeeey bıçaklarımı getirin bileyeceğim...
* notu bol bir hocaydım. Yine olsun yine veririm 90 ları 100 leri..
* Eveeet 2. üniversitemi okuyorum Tarih bölümünde. Darısı 3. ve 4. üniversitelere..:))
* Bizim zamanımızda simit 1 lira, açma 2 liraydı, siyah önlük giyerdik beyaz dantel yaka takardık,
Varlığımız Türk Varlığına armağan olurdu...
* 1999 yılında herşeyimi kaybettim. Önce babamı sonra Yalova'yı..
Deprem'de...
* Olsun hayat devam ediyor.. Hani bir replik vardı...
Şu meşhuuuur Tom Cruise Gözleri Tamamen Kapalı Filminde...
Hayat devam ediyor.. Ve hayat devam edecek.. Ta ki hayat devam etmeyene kadar...
İşte eyle birşey..:))
Sonuç olarak...
ATATÜRK' ü sevmeyenlere..
Laf söyleyenlere ....
Dil uzatanlara....
Sinir oluyorum....
İşte bu benim...
Aslında bildikleriniz...:))
Güzel Pazar gecesinden herkese sevgiler..
Cevaplamak istene tüm arkadaşlarıma gelsin..:))
Gabriel Garcia Marquez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gabriel Garcia Marquez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Ekim 2013 Pazar
7 Haziran 2013 Cuma
Gecenin Çobanları-Kitap Yorum Mükemmel....
Merhabalar,
Tüm arkadaşlarıma ve ülkeme güzel güneşli aydınlık günler diliyorum..
Büyük Usta, Büyülü Gerçekçilik akımının babalarından Jorge Amado'nun Can Yayınlarından çıkmış olan Gecenin Çobanları kitabını BÜYÜK BİR ZEVKLE okudum bitirdim..:))
Brezilya'nın yetiştirdiği en büyük romancılardan biri olan Jorge Amado ustanın aloha gömlekli bir fotoğrafını buldum size göstermek için..
Amado Ülkesinin yoksul Siyahları ile melezlerinin yazarı ve Büyülü gerçekçilik akımının Brezilya temsilcisi.. Biliyorsunuz İnanılmaz sevdiğim ve şu an hasta yatağında olan Gabriel Garcia Marquez de büyülü gerçekçilik akımı yazarlarından..
Bunun dışında yine bayılarak okuduğum Jorge Luis Borges, bazı kitaplarını okuduğum Milan Kundera, İnanılmaz sevdiğim katolik kilisesi tarafından da aforoz edilmiş Jose Saramago, Koku romanıyla harikalar yaratan Patrick Süskind ki defalarca romanını okumuşumdur, ve her ne olursa olsun olağanüstü hikayelerine bayıldığım Salman Rushdie bildiğiniz gibi bu akımın temsilcilerinden...
ARKA KAPAK :
Jorge Amado, Bahia'nın bakır tenli kadınlarını, yıldızlı gecelerde onların peşinden giden erkekleri anlatıyor. Gecenin Çobanları, Bahia sokaklarının aylakları, hırsızları ve kumarbazlarının, geceleri rıhtımları mesken tutan fahişelerin dünyasına destansı bir yolculuk..
Ve inanılmaz akıcı ve düzgün çevirmiş Adnan Cemgil...
Can Yayınlarının D.R. da bazı kitaplarda yaptığı indirimler ile 5 Tl ye rahatlıkla alabilirsiniz..
Ben bayıldım okumaya doyamadım desem yeridir..:))
Bir de böyle büsbüyük bir kupa aldım dün MUDO'dan..
Kahvem de bitmesin kitabım da..:))
.
Yine dün D.R. dan aldığım 5 Tl olan iki ayrı kitap.. Okunma sıralarını sakince bekliyorlar..:))
Bu da hayatımın en büyük sevinçlerinden biri Oğluşum Otis... Ne o bensiz ne ben onsuz...:)))
Selam ve sevgilerimle...:))
Tüm arkadaşlarıma ve ülkeme güzel güneşli aydınlık günler diliyorum..
Büyük Usta, Büyülü Gerçekçilik akımının babalarından Jorge Amado'nun Can Yayınlarından çıkmış olan Gecenin Çobanları kitabını BÜYÜK BİR ZEVKLE okudum bitirdim..:))
Brezilya'nın yetiştirdiği en büyük romancılardan biri olan Jorge Amado ustanın aloha gömlekli bir fotoğrafını buldum size göstermek için..
Amado Ülkesinin yoksul Siyahları ile melezlerinin yazarı ve Büyülü gerçekçilik akımının Brezilya temsilcisi.. Biliyorsunuz İnanılmaz sevdiğim ve şu an hasta yatağında olan Gabriel Garcia Marquez de büyülü gerçekçilik akımı yazarlarından..
Bunun dışında yine bayılarak okuduğum Jorge Luis Borges, bazı kitaplarını okuduğum Milan Kundera, İnanılmaz sevdiğim katolik kilisesi tarafından da aforoz edilmiş Jose Saramago, Koku romanıyla harikalar yaratan Patrick Süskind ki defalarca romanını okumuşumdur, ve her ne olursa olsun olağanüstü hikayelerine bayıldığım Salman Rushdie bildiğiniz gibi bu akımın temsilcilerinden...
ARKA KAPAK :
Jorge Amado, Bahia'nın bakır tenli kadınlarını, yıldızlı gecelerde onların peşinden giden erkekleri anlatıyor. Gecenin Çobanları, Bahia sokaklarının aylakları, hırsızları ve kumarbazlarının, geceleri rıhtımları mesken tutan fahişelerin dünyasına destansı bir yolculuk..
Ve inanılmaz akıcı ve düzgün çevirmiş Adnan Cemgil...
Can Yayınlarının D.R. da bazı kitaplarda yaptığı indirimler ile 5 Tl ye rahatlıkla alabilirsiniz..
Ben bayıldım okumaya doyamadım desem yeridir..:))
Bir de böyle büsbüyük bir kupa aldım dün MUDO'dan..
Kahvem de bitmesin kitabım da..:))
.
Yine dün D.R. dan aldığım 5 Tl olan iki ayrı kitap.. Okunma sıralarını sakince bekliyorlar..:))
Bu da hayatımın en büyük sevinçlerinden biri Oğluşum Otis... Ne o bensiz ne ben onsuz...:)))
Selam ve sevgilerimle...:))
3 Haziran 2013 Pazartesi
Sıkıntı ve Yeni Kitap..
Merhabalar,
Güzel yeni bir hafta diliyorum tüm arkadaşlarıma..
Herşee rağmen gönülden güzel günler diliyorum Ülkeme.. Türkiye'nin topyekun sıkıntısı malum.. Her duyarlı vatandaşın canını acıtıyor.. Kimimiz kalkıp gidiyoruz yerinde tepkimizi göstermeye, Kimimiz yüreğimizle, ruhumuzla ordayız direniyoruz...
Bu sıkıntılar ve düşünceler içinde biten kitabımın ardından yeni kitaba başladım biraz kafam dağılsın diye..
Jorge Amado-Gecenin Çobanları
Biliyorsunuz Güney Americalı yazarları çok seviyorum. Gabriel Garcia Marquez aşığıyımdır.. Yine aynı tarz büyülü gerçekçilik akımının bir ustası Jorge Amado'nun Gecenin Çobanları kitabına başladım..
Kitabın şimdilik okuduğum kısmının bir yorumunu yaparsam eğer.. LEZİZ...:))
Usta cidden usta...:))
Evet kalkıp gidemiyorum ama kalbim ve ruhum Gezi Parkında Direnenlerin yanında....
Selam ve sevgilerle...:)))
Güzel yeni bir hafta diliyorum tüm arkadaşlarıma..
Herşee rağmen gönülden güzel günler diliyorum Ülkeme.. Türkiye'nin topyekun sıkıntısı malum.. Her duyarlı vatandaşın canını acıtıyor.. Kimimiz kalkıp gidiyoruz yerinde tepkimizi göstermeye, Kimimiz yüreğimizle, ruhumuzla ordayız direniyoruz...
Bu sıkıntılar ve düşünceler içinde biten kitabımın ardından yeni kitaba başladım biraz kafam dağılsın diye..
Jorge Amado-Gecenin Çobanları
Biliyorsunuz Güney Americalı yazarları çok seviyorum. Gabriel Garcia Marquez aşığıyımdır.. Yine aynı tarz büyülü gerçekçilik akımının bir ustası Jorge Amado'nun Gecenin Çobanları kitabına başladım..
Kitabın şimdilik okuduğum kısmının bir yorumunu yaparsam eğer.. LEZİZ...:))
Usta cidden usta...:))
Evet kalkıp gidemiyorum ama kalbim ve ruhum Gezi Parkında Direnenlerin yanında....
Selam ve sevgilerle...:)))
9 Kasım 2012 Cuma
Okudum-Okuyorum-Okuyacağım...:)))
Merhabalar merhabalar sevgili arkadaşlar,
Öncelikle yeni gelen sevgili arkadaşlarıma hoşgeldiniz diyorum ve çok çok seviniyorum..
Bugün çok güzel bir gün.. Nedenini bilmiyorum aslında hava yağmurlu ve kapalı. 3 gündür hastalık yüzünden uyku uyuyamadım ve nefes alamıyorum.. Ama kendimi çok mutlu hissediyorum..
Aaaa nedenini buldum bugün haftasonuuu...
Evet yarın iş güç yok.. Ben de evde yatıp bir güzel dinleneceğim. Şaka bir yana cidden çok kötü grip ve nezle oldum. Dün doktora gittim. Bir dolu iğne verdi. Üstelik antibiyotik alerjim var.. Ben de iğneleri yaptırmamaya ama bol bol C vitaminli gıdalar almaya karar verdim. Kendi kendimin doktoru oldum yani.. Dünki Doktor duysa iyi kızar vallahi bana..
Öncelikle şunu söyliyim...
OKUDUM..
İhsan Oktay Anar-Yedinci Gün
Bildiğiniz gibi ilk romanından son romanına severek takip ettiğim bir yazar kendisi. Hatta yeni kitabı çıkmadığında ya da kitaplarının arası uzadığında çok endişelirim.
Sonunda dün akşam kitabı bitirdim.. Yazarı takip edenler bilir, kitapta her obje hatta her kişi ya da yer adları hepsi birşeyleri ifade eder.. Hepsinin gerçek olay veya kişilerle bağlantısı vardır...
Ama tabii neyin ne olduğunu en sonra kitapta tüm olaylar toplanıp birleştirilince ve sonuca bağlanınca anlarız...
Bu kitabı ortalarına kadar yine yüzümde hem gülümseme hem de merakla okudum. Son 50-60 sayfa kala çok özür dileyerek söylüyorum biraz cinsellik ve cinselliğe ait amiyane tabirler konu gereği kitaba girmiş.. Elbette herkesin kendi görüşüdür ama ben sevmiyorum.. Üstelik amiyane tabirler ve halk ağzı da eklenince gerçekten ama gerçekten sevmiyorum..
Bu yalnızca kitaptaki bazı pasajlar için geçerli elbette. Tüm kitap için söyleyemem çünkü genel olarak kitabı beğendim.. Sonu çok enteresan ve çok trajikomik bitti diyebilirim. Yedinci gün deyince aslında ben biraz baştan çözmüşütm. ''Tanrı dünyayı 6 günde yarattı. Ve yedinci günde dinlendi''
Bu bir ikincisi 7 Uyurlar ve Eshab- Kehf hepimiz biliriz. Kur'an da Kehf suresi var, 7 Uyurlar hakkında indirilmiş.. Kitapta bu konuya da bağlantı kurulmuş.. Dikkat ederseniz bağlantı diyorum olay anlatılmıyor yalnızca çağrışım yaptırılıyor..
En son olarak da İnsan-ı Kamil.. Ya da şöyle diyeyim. En-el Hakk.. Kitabın ana teması budur....!!
OKUYORUM..
SEvgili Ayşım Okudan- Ayışığı Kedisi
Evet sonunda sipariş verdiğim kitaplar elime ulaştı.. Öncelikle tavsiye edeyim kitapambarı.com dan verdim siparişlerimi... Hem çabuk, hem problemsiz ve ve içinde birkaç tane kitap ayıracı ile birlikte göndermişler..
Teşekkür ediyorum...
Eee ben de hemen ve büyük büyük merakla Ayşım'ın Ayışığı Kedisi adlı kitabına başlayıverdim...
Daha beni ilk sayfadan ağlatabildi Bravo.. Sevgili Rahmetli Babası için Ayşım Çok güzel söylemiş.. Benim de aklıma Rahmetli babam geldi. Allah babalarımıza Rahmet eylesin...
Kitap oldukça güzel gidiyor ben beğendim. Ama hızlı hızlı değil yavaş okumak ve her duyguyu hissetmek istiyorum. Hemen maşallah diyorum Arkadaşıma. Allah devamını da getirsin diyorum...
Bu arada söylemeden edemeyeceğim. Kitabın baskı ve sayfa dizaynına da bayıldım. Ayşım'ın kitabına ve okuyucularına verdiği önemi gösteriyor bu kesinlikle...
OKUYACAĞIM..
Dün siparişlerim geldiğinde heyecan ile resimlerini çektim.. İşte yeni bebeklerim burdalar... Hepsi anneciklerine kavuştukları için sevinç içindeler...
Marquez'in Hanım Ana'nın Cenaze Törenini okumuştum çok yıllar önce. Ama kitabı hangi arkadaşıma verdim ise geri dönmedi. Şimdi tekrar aldım bu kızım için. Çünkü Gabriel Garcia Marquez okumaya bu kitap ile başlasın istiyorum...
Veee...
Bu da Mutlu Ben...
Sabahleyin işe gelmeden önce çektim... Aynamdan yansımalar...:))
Herkese Hayırlı Cumalar ve Mutlu Haftasonları....
Öncelikle yeni gelen sevgili arkadaşlarıma hoşgeldiniz diyorum ve çok çok seviniyorum..
Bugün çok güzel bir gün.. Nedenini bilmiyorum aslında hava yağmurlu ve kapalı. 3 gündür hastalık yüzünden uyku uyuyamadım ve nefes alamıyorum.. Ama kendimi çok mutlu hissediyorum..
Aaaa nedenini buldum bugün haftasonuuu...
Evet yarın iş güç yok.. Ben de evde yatıp bir güzel dinleneceğim. Şaka bir yana cidden çok kötü grip ve nezle oldum. Dün doktora gittim. Bir dolu iğne verdi. Üstelik antibiyotik alerjim var.. Ben de iğneleri yaptırmamaya ama bol bol C vitaminli gıdalar almaya karar verdim. Kendi kendimin doktoru oldum yani.. Dünki Doktor duysa iyi kızar vallahi bana..
Öncelikle şunu söyliyim...
OKUDUM..
İhsan Oktay Anar-Yedinci Gün
Bildiğiniz gibi ilk romanından son romanına severek takip ettiğim bir yazar kendisi. Hatta yeni kitabı çıkmadığında ya da kitaplarının arası uzadığında çok endişelirim.
Sonunda dün akşam kitabı bitirdim.. Yazarı takip edenler bilir, kitapta her obje hatta her kişi ya da yer adları hepsi birşeyleri ifade eder.. Hepsinin gerçek olay veya kişilerle bağlantısı vardır...
Ama tabii neyin ne olduğunu en sonra kitapta tüm olaylar toplanıp birleştirilince ve sonuca bağlanınca anlarız...
Bu kitabı ortalarına kadar yine yüzümde hem gülümseme hem de merakla okudum. Son 50-60 sayfa kala çok özür dileyerek söylüyorum biraz cinsellik ve cinselliğe ait amiyane tabirler konu gereği kitaba girmiş.. Elbette herkesin kendi görüşüdür ama ben sevmiyorum.. Üstelik amiyane tabirler ve halk ağzı da eklenince gerçekten ama gerçekten sevmiyorum..
Bu yalnızca kitaptaki bazı pasajlar için geçerli elbette. Tüm kitap için söyleyemem çünkü genel olarak kitabı beğendim.. Sonu çok enteresan ve çok trajikomik bitti diyebilirim. Yedinci gün deyince aslında ben biraz baştan çözmüşütm. ''Tanrı dünyayı 6 günde yarattı. Ve yedinci günde dinlendi''
Bu bir ikincisi 7 Uyurlar ve Eshab- Kehf hepimiz biliriz. Kur'an da Kehf suresi var, 7 Uyurlar hakkında indirilmiş.. Kitapta bu konuya da bağlantı kurulmuş.. Dikkat ederseniz bağlantı diyorum olay anlatılmıyor yalnızca çağrışım yaptırılıyor..
En son olarak da İnsan-ı Kamil.. Ya da şöyle diyeyim. En-el Hakk.. Kitabın ana teması budur....!!
OKUYORUM..
SEvgili Ayşım Okudan- Ayışığı Kedisi
Evet sonunda sipariş verdiğim kitaplar elime ulaştı.. Öncelikle tavsiye edeyim kitapambarı.com dan verdim siparişlerimi... Hem çabuk, hem problemsiz ve ve içinde birkaç tane kitap ayıracı ile birlikte göndermişler..
Teşekkür ediyorum...
Eee ben de hemen ve büyük büyük merakla Ayşım'ın Ayışığı Kedisi adlı kitabına başlayıverdim...
Daha beni ilk sayfadan ağlatabildi Bravo.. Sevgili Rahmetli Babası için Ayşım Çok güzel söylemiş.. Benim de aklıma Rahmetli babam geldi. Allah babalarımıza Rahmet eylesin...
Kitap oldukça güzel gidiyor ben beğendim. Ama hızlı hızlı değil yavaş okumak ve her duyguyu hissetmek istiyorum. Hemen maşallah diyorum Arkadaşıma. Allah devamını da getirsin diyorum...
Bu arada söylemeden edemeyeceğim. Kitabın baskı ve sayfa dizaynına da bayıldım. Ayşım'ın kitabına ve okuyucularına verdiği önemi gösteriyor bu kesinlikle...
OKUYACAĞIM..
Dün siparişlerim geldiğinde heyecan ile resimlerini çektim.. İşte yeni bebeklerim burdalar... Hepsi anneciklerine kavuştukları için sevinç içindeler...
Marquez'in Hanım Ana'nın Cenaze Törenini okumuştum çok yıllar önce. Ama kitabı hangi arkadaşıma verdim ise geri dönmedi. Şimdi tekrar aldım bu kızım için. Çünkü Gabriel Garcia Marquez okumaya bu kitap ile başlasın istiyorum...
Veee...
Bu da Mutlu Ben...
Sabahleyin işe gelmeden önce çektim... Aynamdan yansımalar...:))
| Ooooo Örümceklenmişim..!! |
Herkese Hayırlı Cumalar ve Mutlu Haftasonları....
15 Ekim 2012 Pazartesi
Gerontofobi....
Gerontofobi : Yaşlı insanlardan ya da yaşlanmaktan korkma...
Gabriel Garcia Marquez in şimdilerde okuduğum Kolera Günlerinde Aşk adlı romanında geçiyor... Henüz kitabı okumayı bitirmedim.. Ama hemen ilk izlenimlerimi paylaşmak istedim..
Öncelikle benim dünyada çok çok sevdiğim yazarlardan biridir Marquez.. Çoğu kitabını okudum başta Yüzyıllık Yalnızlık adlı muhteşem roman olmak üzere.... Anlatım tarzına bayılıyorum.. Gerçekten anlatım ustası.. Bir yandan hüzünlendirirken bir bakmışsınız aralara ince espriler sokmuş hüzünlenirken gülümsemeye başlıyorsunuz...
Bir diğer özelliği de olayların geçtiği yer ve kişileri öyle tatlı betimliyor ki sanki yanıbaşınızda sizden biri gibi hissediyorsunuz..
Kitabın daha başlarındayım.. Olay birinin intihar etmesi ile başlıyor.. Ama sandığınız gibi değil. Aşk yüzünden filan hiç değil.. Sebebi gerontofobi.. yani yaşlanmaktan korkmak..
Bana çok enteresan geldi.. İntihar olayından sonra olay yerine adli rapor için çağırılan doktor ise 81 yaşında şehrin önde gelenlerinden...
Doktorun yaşlılığını öyle bir betimlemiş ki bir an sanki Marquez, şu an ki halini anlatıyor sanabilirsiniz.. Ama sonra kitabın yazım tarihine baktım. 1985.. Öyle olunca da Marquez sanki kendi başına gelecekleri önceden sezmiş gibi geldi bana..:)) Ya da çoğu yaşlı insanın olağan hali belki de. Yaşlanınca bende böyle mi olacağım dedim kendi kendime...
Neyse ben okumaya devam edeceğim.. Gabriel Amcaya da Allah'tan iki iyilikten birini vermesini dileyeceğim... Malum kendisi Alzheimer hastası.. Hiç bir şey hatırlayamıyor..:(((
Herkese çok çok selam ve sevgilerle...:))
Gabriel Garcia Marquez in şimdilerde okuduğum Kolera Günlerinde Aşk adlı romanında geçiyor... Henüz kitabı okumayı bitirmedim.. Ama hemen ilk izlenimlerimi paylaşmak istedim..
Öncelikle benim dünyada çok çok sevdiğim yazarlardan biridir Marquez.. Çoğu kitabını okudum başta Yüzyıllık Yalnızlık adlı muhteşem roman olmak üzere.... Anlatım tarzına bayılıyorum.. Gerçekten anlatım ustası.. Bir yandan hüzünlendirirken bir bakmışsınız aralara ince espriler sokmuş hüzünlenirken gülümsemeye başlıyorsunuz...
Bir diğer özelliği de olayların geçtiği yer ve kişileri öyle tatlı betimliyor ki sanki yanıbaşınızda sizden biri gibi hissediyorsunuz..
Kitabın daha başlarındayım.. Olay birinin intihar etmesi ile başlıyor.. Ama sandığınız gibi değil. Aşk yüzünden filan hiç değil.. Sebebi gerontofobi.. yani yaşlanmaktan korkmak..
Bana çok enteresan geldi.. İntihar olayından sonra olay yerine adli rapor için çağırılan doktor ise 81 yaşında şehrin önde gelenlerinden...
Doktorun yaşlılığını öyle bir betimlemiş ki bir an sanki Marquez, şu an ki halini anlatıyor sanabilirsiniz.. Ama sonra kitabın yazım tarihine baktım. 1985.. Öyle olunca da Marquez sanki kendi başına gelecekleri önceden sezmiş gibi geldi bana..:)) Ya da çoğu yaşlı insanın olağan hali belki de. Yaşlanınca bende böyle mi olacağım dedim kendi kendime...
Neyse ben okumaya devam edeceğim.. Gabriel Amcaya da Allah'tan iki iyilikten birini vermesini dileyeceğim... Malum kendisi Alzheimer hastası.. Hiç bir şey hatırlayamıyor..:(((
Herkese çok çok selam ve sevgilerle...:))
13 Ekim 2012 Cumartesi
Yeni Kitabım Ve Okuma Köşem..
Merhabalar merhabalar sevgili arkadaşlar...
Yeni gelen arkadaşlarıma da hoşgeldiniz sefalar getirdiniz diyorum... Vee inanın çok mutlu oluyorum... Bir de mimlere çok mutlu oluyorum...
Öncelikle şunu söyliyim..
Sineklerin Tanrısı- William Golding i dün akşam bitirdim. Ama vallahi sevemedim.. Yine de bir tik koyalım sevgili Mehtap dan gördüğümüz ve beğendiğimiz gibi..:))
Vee yeni kitabım, Kolera Günlerinde Aşk.. Tam da benden beklendiği gibi, Yine bir Gabriel Garcia Marquez klasiği...
Şu an hasta yatağında yatan ve artık hiç birşey hatırlayamayan Yazara saygı Duruşu........
Gelelim en zevkli kısmına.. Sevgili Uur Bocee beni mimlemiş. Hem de yine çok tatlı zevkli bir konu ile..
Okuma Köşesi...
Evet ben de hemen kendi Okuma Köşemin resimlerini çektim ve koydum... Bu mim olayına da bayıldım..:)))) Teşekkürler sevgili Uur Bocee...
Ortam biraz ürkütücü değil mi..:)) Flower Power tamamen benim gençliğimin bir hatırası. Diğerleri de kızımın eline ne geçerse duvarları kaplaması sonucu oluştu..
Okuma koltuğuna da ayıcığı oturttuk.. Pek rahat sanki..:))
Kitaplarımın yalnızca ufak ama çok çok ufak bir kısmı.. Bunlar el altında olanlar henüz okunmuş ya da okumak için sıraya girmiş olanlar...
Kabil Kitabı, Saramago nun gözünden Habil ile Kabil in hikayesini anlatıyor.. Tamamiyle farklı bir bakış açısı.. İnancıma tamamen ters olmasına rağmen nobelli bir yazarın romanını okumak önemli birşey.. Bu arada Saramago'nun Vatikan tarafından afaroz edildiğini de unutmayalım..:!!!!!
Olmazsa olmazım.. Gabriel Garcia Marquez.. Bunlar zaten çoktan okundu bitti.. Hani bir zamanlar Mazhar Alanson Abimizin rol aldığı bir reklam filmi vardı. Reklamı unuttum bile çoktan.. Ama Mazhar abimiz '' Şapkasız Çıkmam Abi..''' Diyordu ya reklamda..
Ben de aynı onun gibi...
'' Gabriel siz Yapamam Abi...!!''
Şimdi bu mim ler kimlere gitsin..:))
Bugün bloğumu ziyaret edip beni mutlu eden 3 sevgili arkadaşa...
http://delikitap.blogspot.com/
http://mustafacihandemir.blogspot.com/
http://zynpkose.blogspot.com/
Çooook selam ve sevgilerimle...
Yeni gelen arkadaşlarıma da hoşgeldiniz sefalar getirdiniz diyorum... Vee inanın çok mutlu oluyorum... Bir de mimlere çok mutlu oluyorum...
Öncelikle şunu söyliyim..
Sineklerin Tanrısı- William Golding i dün akşam bitirdim. Ama vallahi sevemedim.. Yine de bir tik koyalım sevgili Mehtap dan gördüğümüz ve beğendiğimiz gibi..:))
Vee yeni kitabım, Kolera Günlerinde Aşk.. Tam da benden beklendiği gibi, Yine bir Gabriel Garcia Marquez klasiği...
Şu an hasta yatağında yatan ve artık hiç birşey hatırlayamayan Yazara saygı Duruşu........
Gelelim en zevkli kısmına.. Sevgili Uur Bocee beni mimlemiş. Hem de yine çok tatlı zevkli bir konu ile..
Okuma Köşesi...
Evet ben de hemen kendi Okuma Köşemin resimlerini çektim ve koydum... Bu mim olayına da bayıldım..:)))) Teşekkürler sevgili Uur Bocee...
Ortam biraz ürkütücü değil mi..:)) Flower Power tamamen benim gençliğimin bir hatırası. Diğerleri de kızımın eline ne geçerse duvarları kaplaması sonucu oluştu..
Okuma koltuğuna da ayıcığı oturttuk.. Pek rahat sanki..:))
Kitaplarımın yalnızca ufak ama çok çok ufak bir kısmı.. Bunlar el altında olanlar henüz okunmuş ya da okumak için sıraya girmiş olanlar...
Kabil Kitabı, Saramago nun gözünden Habil ile Kabil in hikayesini anlatıyor.. Tamamiyle farklı bir bakış açısı.. İnancıma tamamen ters olmasına rağmen nobelli bir yazarın romanını okumak önemli birşey.. Bu arada Saramago'nun Vatikan tarafından afaroz edildiğini de unutmayalım..:!!!!!
Olmazsa olmazım.. Gabriel Garcia Marquez.. Bunlar zaten çoktan okundu bitti.. Hani bir zamanlar Mazhar Alanson Abimizin rol aldığı bir reklam filmi vardı. Reklamı unuttum bile çoktan.. Ama Mazhar abimiz '' Şapkasız Çıkmam Abi..''' Diyordu ya reklamda..
Ben de aynı onun gibi...
'' Gabriel siz Yapamam Abi...!!''
Şimdi bu mim ler kimlere gitsin..:))
Bugün bloğumu ziyaret edip beni mutlu eden 3 sevgili arkadaşa...
http://delikitap.blogspot.com/
http://mustafacihandemir.blogspot.com/
http://zynpkose.blogspot.com/
Çooook selam ve sevgilerimle...
26 Eylül 2012 Çarşamba
Mavi Köpeğin Gözleri...
Merhaba sevgili arkadaşlar...
Yeni gelen sevgili arkadaşlarıma da çok çok teşekkür ediyorum ve hoşgeldiniz diyorum...
SEvgili arkadaşlarım ortada güzel bir gerçek var.. İnanır mısınız bunca yıl okudum, doktora yaptım, tez hazırladım, bir sürü bilimsel yayın , emeklim geldi ama hiç bir kitabı okurken böyle zevk alarak, elimde kağıt ve kalem ile notlar alarak, bu kadar büyük bir sorumluluk duymadım...:))
Vallahi de doğru billahi de doğru...
Öncelikle tüm sevgili güzel arkadaşlarımın ve asabibakire arkadaşımın sayesinde...
Bana yeni bir ufuk açtınız teşekkür ederim gerçekten..:))
Evet el işlerini özellikle tığ işlerini küçük ufak tefek şirin şeyler yapmayı seviyorum ve güzel vakit geçiriyorum.. Ama bunun için kitap okuma alışkanlığımı ertelediğimi anladım. Bu da hiç hoş değil.. Benim için güzel bir provakasyon oldu ve belki de en çok sevdiğim yazarlardan birinin Gabriel Garcia Marquez'in şimdiye dek okumadığım ilk dönem öykülerinden oluşan Mavi Köpeğin Gözleri adlı kitabını aldım elime...
Bu büyük yazar Gabriel Garcia Marquez, Büyülü Gerçekçilik (Magic Realism) akımının babası, ne yazık ki şu an demans hastası ve artık hiç birşey hatırlayamıyor. O sihirli romanlarını artık yazamayacak.. Belki de yazara içsel saygı olarak algıladım ve bu kitabı elime aldım..
Size birşey itiraf edeyim.. Marquez'in ilk romanını okuduğumda ki bu 15 yıl kadar önceydi (Hanım Ana'nın Cenaze Töreni) ben yazarı kadın zannetmiştim. Çünkü ancak bir kadın kalbi ve kadın hassaslığı böyle bir roman yazabilir diye düşünmüştüm..::)) Vallahi doğru...:))
(Bir de o zamanlar tam bir kitap kurduydum ben..:)))
Öyleyse içinde 12 öykü bulunan ve kitaba adını da veren Mavi Köpeğin Gözleri Öyküsünü kısaca anlatayım..
Yalnızca rüyalarda buluşan ve gerçek hayatta birbirlerini arayan bir kadın ile bir erkeğin öyküsü... Şifreleri yani birbirlerini gerçek hayatta tanımak için kullandıkları şifre ise Mavi Köpeğin Gözleri...
Enteresan değil mi..
İçinde birbirinden güzel 12 öykü var.. İsimlerini yazayım.:
Üçüncü Teslimiyet
Eva, Kedisinin İçinde
Tubal-Kabil Bir Yıldız Dövüyor
Ölümün Öteki Kaburgası
Aynayla Sohbet
Üç Uyurgezerin Çilesi
Natanael'in Ziyareti
Mavi Köpeğin Gözleri
Saat Altıda Gelen Kadın
Çullukların Gecesi
Birisi Bu Gülleri Darmadağın Ediyor
Yağmurun İçinden Bir Adam Geliyor
Öykülerin hepsini tam olarak bitirmedim.. Bitirdiğimde tümü ile ilgili düşüncelerimi de paylaşırım elbet...
Elbette ki Marquez'e acil şifalar dilemekten başka birşey gelmiyor elden.. Ama belki de dönüp dönüp romanlarını birdaha bir daha okumak en iyisi...:))
Tüm arkadaşlarıma çok çok selam ve sevgilerimle...
Yeni gelen sevgili arkadaşlarıma da çok çok teşekkür ediyorum ve hoşgeldiniz diyorum...
SEvgili arkadaşlarım ortada güzel bir gerçek var.. İnanır mısınız bunca yıl okudum, doktora yaptım, tez hazırladım, bir sürü bilimsel yayın , emeklim geldi ama hiç bir kitabı okurken böyle zevk alarak, elimde kağıt ve kalem ile notlar alarak, bu kadar büyük bir sorumluluk duymadım...:))
Vallahi de doğru billahi de doğru...
Öncelikle tüm sevgili güzel arkadaşlarımın ve asabibakire arkadaşımın sayesinde...
Bana yeni bir ufuk açtınız teşekkür ederim gerçekten..:))
Evet el işlerini özellikle tığ işlerini küçük ufak tefek şirin şeyler yapmayı seviyorum ve güzel vakit geçiriyorum.. Ama bunun için kitap okuma alışkanlığımı ertelediğimi anladım. Bu da hiç hoş değil.. Benim için güzel bir provakasyon oldu ve belki de en çok sevdiğim yazarlardan birinin Gabriel Garcia Marquez'in şimdiye dek okumadığım ilk dönem öykülerinden oluşan Mavi Köpeğin Gözleri adlı kitabını aldım elime...
Bu büyük yazar Gabriel Garcia Marquez, Büyülü Gerçekçilik (Magic Realism) akımının babası, ne yazık ki şu an demans hastası ve artık hiç birşey hatırlayamıyor. O sihirli romanlarını artık yazamayacak.. Belki de yazara içsel saygı olarak algıladım ve bu kitabı elime aldım..
Size birşey itiraf edeyim.. Marquez'in ilk romanını okuduğumda ki bu 15 yıl kadar önceydi (Hanım Ana'nın Cenaze Töreni) ben yazarı kadın zannetmiştim. Çünkü ancak bir kadın kalbi ve kadın hassaslığı böyle bir roman yazabilir diye düşünmüştüm..::)) Vallahi doğru...:))
(Bir de o zamanlar tam bir kitap kurduydum ben..:)))
Öyleyse içinde 12 öykü bulunan ve kitaba adını da veren Mavi Köpeğin Gözleri Öyküsünü kısaca anlatayım..
Yalnızca rüyalarda buluşan ve gerçek hayatta birbirlerini arayan bir kadın ile bir erkeğin öyküsü... Şifreleri yani birbirlerini gerçek hayatta tanımak için kullandıkları şifre ise Mavi Köpeğin Gözleri...
Enteresan değil mi..
İçinde birbirinden güzel 12 öykü var.. İsimlerini yazayım.:
Üçüncü Teslimiyet
Eva, Kedisinin İçinde
Tubal-Kabil Bir Yıldız Dövüyor
Ölümün Öteki Kaburgası
Aynayla Sohbet
Üç Uyurgezerin Çilesi
Natanael'in Ziyareti
Mavi Köpeğin Gözleri
Saat Altıda Gelen Kadın
Çullukların Gecesi
Birisi Bu Gülleri Darmadağın Ediyor
Yağmurun İçinden Bir Adam Geliyor
Öykülerin hepsini tam olarak bitirmedim.. Bitirdiğimde tümü ile ilgili düşüncelerimi de paylaşırım elbet...
Elbette ki Marquez'e acil şifalar dilemekten başka birşey gelmiyor elden.. Ama belki de dönüp dönüp romanlarını birdaha bir daha okumak en iyisi...:))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















